Kafirun Suresi

ARAPÇASI

بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّح۪يمِ

قُلْ يَٓا اَيُّهَا الْـكَافِرُونَۙ ﴿١﴾ لَٓا اَعْبُدُ مَا تَعْبُدُونَۙ ﴿٢﴾ وَلَٓا اَنْتُمْ عَابِدُونَ مَٓا اَعْبُدُۚ ﴿٣﴾ وَلَٓا اَنَا۬ عَابِدٌ مَا عَبَدْتُمْۙ ﴿٤﴾ وَلَٓا اَنْتُمْ عَابِدُونَ مَٓا اَعْبُدُۜ ﴿٥﴾ لَـكُمْ د۪ينُكُمْ وَلِيَ د۪ينِ

 

OKUNUŞU

Bismillâhi’r-Rahmâni’r-Rahîm.

 “Gul yâ eyyuhe’l-kâfirûn. Lâ a’budu mâ ta’budûn. Ve lâ entum âbidûne mâ a’bud.  Velâ ene âbidun mâ abettum.  Velâ entum âbidûne mâ a’bud.  Lekum dînukum veliye dîn.

 

TÜRKÇE ANLAMI

Rahmân ve Rahîm Allah’ın adıyla 

De ki: Ey kafirler, ben sizin tapmakta olduğunuz putlara tapmam. Siz de benim mâ’buduma tapanlardan değilsiniz. Ve ben sizin taptıklarınıza asla tapıcı olmadım. Siz de benim mâ’buduma tapıcılardan değilsiniz. Sizin dininiz size, benim dinim bana.

 

TEFSİRİ

1. Ey Peygamber! Seni put ve taşlara İbadet etmeye çağıran o kâfirlere de ki:

2. Ben, sizin taptığınız o putlara tapmam. Ben, faydası ve zararı olmayan ve kendilerine ibadet edenlerden hiçbir şeyi savamayan ilâh ve ma’bûdlarmıza tapmaktan uzağım. Tefsirciler şöyle der: Kureyşli-ler Hz. Peygamber (a.s)’den bir sene kendi ilâhlarına tapmasını, bir sene de kendilerinin onun ilâhına tapmalarını istediler. Hz. Peygamber (a.s): “Allah’a bir şeyi ortak koşmaktan O’na sığınırım” dedi. Kureyşliler: “Bizim ilahlarımızdan bazısını istilâm et (el sür), biz de seni tasdik edip ilâhına ibadet edelim” dediler. Bunun üzerine bu sûre indi. Rasulullah (s.a.v) sa*bahleyin Mescid-i Harâm’a gitti. Mescidde Kureyş’in ileri gelenleri bulu*nuyordu. Başları üzerine dikilerek bu sûreyi onlara okudu. Böylece ondan ümitlerini kestiler. Hem Peygamber (a.s.)’e hem de Ashabına (r.anhum) eziyet ettiler. “de ki” kelimesi.. Peygamber (a.s.)’in Allah tarafından bu-nun”la görevlendirildiğine delildir. Hz. Peygamber (a.s)’in onlara “Ey Kâfirler!” sözüyle hitap ederek, kâfir olduklarım söylemesi, ki Peygamber (a.s) onların, kendilerine kâfir denilmesine kızdıklarım biliyordu, onun Allah tarafından korunduğuna ve dolayısıyle kâfirlere ve onların tâğutlarına aldırış etmediğine delildir.

3. Ey Müşrikler Topluluğu! Siz de benim ibadet ettiğim hak İlâhıma ibadet edici değilsiniz. O, tek olan İlâhtır. Ben hak İlâha ibadet ediyorum. O, Alemlerin Rabbi Allah’tır. Siz ise taş ve putlara tapıyorsunuz. Rahmân’a ibadet nerde, heva ve hevese, ve putlara ibadet nerdeü.

4. Ben de sizin taptıklarınıza tapıcı değilim. Bu âyet, daha önce anlatılan taşlara tapmaktan uzak olmayı te’kid eder ve kâfirlerin heveslerini kursaklarında bırakır. Sanki şöyle der: Ne şimdi ne de gele*cekte bu putlara tapmam. Ben, yaşadığım müddetçe taptığınız şeylere asla tapmam. Ne şimdi putlarınıza taparım, ne de gelecekte taparım.

5. Siz de benim ibadet ettiğim hak İlâha gelecekte tapacak değilsiniz.

6. Sizin müşrikliğiniz size, benim Allah’ı birlemem de bana. Bu, Hz. Peygamber (a.s.)’in, kâfirlerin yaptığı ibadetten son derece uzak olduğunu gösterir ve son derece kudretli ve bir olan Allah’a ibadet ettiğini te’kîd eder. Tefsirciler der ki: İlk iki cümlede, insanların ilâh bakı*mından birbirinden tamamen farklı olduğu ifade edilmiştir. Müşriklerin ilâhı putlar, Muhammed (a.s)’in ilâhı ise Allah’tır (c.c). Son iki cümlede ise, ibadet hususunda tamamen farklı oldukları ifade edilmiştir. Sanki Hz. Peygamber (a.s.): “Ne ilâhımız, ne de ibadetimiz birdir” demiştir.

 

FAZİLETLERİ

Müfessirler bu sûrenin faziletiyle ilgili olarak Hz. Peygamber’in, “Kul hüvellahu ehad Kur’an’ın üçte birine denktir, Kul yâ eyyühel-kâfirûn ise dörtte birine denktir” buyurduğunu; Sahâbe’den birine, “Uyumak üzere yatağına yattığında Kul yâ eyyuhel-kâfirûn sûresini oku; bunu okursan şirk inancına sapmaktan korunursun” dediğini naklederler (İbn Kesîr, VIII, 526; Şevkânî, V, 597-598).

 

OKUMA TERTİBİ

Kişi yatarken bu sureyi okuyup o gece ölürse tevhid üzerine, rabbine kavuşur.

Her gün bu sureyi iki yüz kere okuyan kişiye hızır( a.s) mürşitlik eder.

Kişi yatarken okumaya devam ederse Cenab-ı Ecelli Ala o kimseyi fena insanların şerrinden imanını muhafaza eder, gavurluktan,  korur. Hulusi kalp ile okuyan derhal tesirini müşahede eder.