Hüvallahüllezi

 لَوْ اَنْزَلْنَا هٰذَا الْقُرْاٰنَ عَلٰى جَبَلٍ لَرَاَيْتَهُ خَاشِعًا مُتَصَدِّعًا مِنْ خَشْيَةِ اللّٰهِۜ وَتِلْكَ الْاَمْثَالُ نَضْرِبُهَا لِلنَّاسِ لَعَلَّهُمْ يَتَفَكَّرُونَ (*) هُوَ اللّٰهُ الَّذ۪ي لَٓا اِلٰهَ اِلَّا هُوَۚ عَالِمُ الْغَيْبِ وَالشَّهَادَةِۚ هُوَ الرَّحْمٰنُ الرَّح۪يمُ (*) هُوَ اللّٰهُ الَّذ۪ي لَٓا اِلٰهَ اِلَّا هُوَۚ اَلْمَلِكُ الْقُدُّوسُ السَّلَامُ الْمُؤْمِنُ الْمُهَيْمِنُ الْعَز۪يزُ الْجَبَّارُ الْمُتَكَبِّرُۜ سُبْحَانَ اللّٰهِ عَمَّا يُشْرِكُونَ (*) هُوَ اللّٰهُ الْخَالِقُ الْبَارِئُ الْمُصَوِّرُ لَهُ الْاَسْمَٓاءُ الْحُسْنٰىۜ يُسَبِّحُ لَهُ مَا فِي السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِۚ وَهُوَ الْعَز۪يزُ الْحَك۪يمُ

Lev enzelnê hêzêl kur’êne alê cebelil le raeytehü hêşiam mutesaddiam min haşyetillêh ve tilkel emsêlü nadribühê lin nêsi leallehüm yetefekkerûn” “Huvallâhüllezî lê ilêhe illê hüv, âlimül gaybi veşşehêdeti, hüverrahmênürrahîm” “Huvallâhüllezî lê ilêhe illê hüv, el melikülkuddûsüs selêmül mü’minül müheyminül azîzül cebbêrül mütekebbir, sübhênallâhi ammê yüşrikûn” “Hüvallâhül hâligül bêriul müsavviru lehül esmêül hüsnê, yüsebbihu lehü mê fîs semêvêti vel ard ve hüvel azîzül hakîm (Haşir, 21-24)

 

 (Eğer biz bu Kur’an’ı bir dağın üzerine indirmiş olsaydık, muhakkak ki onun Allah’ın korkusundan baş eğdiğini ve parça parça olduğunu görürdün. Biz bu temsilleri insanlar düşünsünler diye veriyoruz. O öyle bir Allah’tır ki, O’ndan başka hiçbir ilâh yoktur. Görülmeyeni de bilir, görüleni de bilir. O Rahman’dır, Rahîm’dir. O öyle bir Allah’tır ki, O’ndan başka hiçbir ilâh yoktur. O; mülkün sahibidir, her türlü eksiklikten yücedir, selâmet verendir, emniyete kavuşturandır, gözetip koruyandır, emrinde galip olandır, istediğini yaptırandır, büyüklükte eşi olmayandır. Allah müşriklerin ortak koştukları şeylerden münezzehtir. O; yaratan, var eden, şekil veren Allah’tır. En güzel isimler O’nundur. Göklerde ve yerde olanlar O’nu tenzih ve tesbih etmektedirler. O Azîz’dir, hüküm ve hikmet sahibidir) (Her türlü meşru istek, hacet ve günahların affı için okunur)

 

FAZİLETLERİ

Enes bin Malik (Radıyallahü Anh)’dan rivayet edildiğine göre, Resulullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) bir kişiye, yatağına yatacağın vakit Haşr Suresini okumayı vasiyet etmiş ve: “Ölürsen, şehid olarak ölürsün” veya “cennet ehlinden olursun” buyurmuştur.

Keşfü’l-Esrâr isimli eserde geçtiğine göre, Resulullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurmuştur: “Kim Haşr Suresini okursa, cennet, cehennem, Arş, Kürsi, Hicab, gökler ve yerler, haşerat, kuşlar, rüzgar, ağaç, hayvan, dağ, güneş, ay ve melekler ne varsa hiç biri geri kalmadan hepsi onun için dua ve istiğfar ederler. O gün yada gece vefat edecek olursa, şehid olarak ölür.

Resulullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) buyurdu ki: “Her kim Haşr Suresini okursa, Allah geçmiş ve gelecek bütün günahlarını bağışlar.

Resulullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) uyumadan önce Müsebbihat (İsra, Hadid, Haşr, Saff, Cuma, Teğabün, ve A’la) surelerini okurdu.

Resulullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) buyurdu ki: “Her kim sabahladığında üç kere [E’ûzü billahissemî’ıl alîmi mineşşeytânirracîm.] der. Sonra Besmele ile beraber Haşr Suresinin 21-24. ayetlerini okursa ve o gece veya gündüz ölürse, muhakkak cenneti kendisine vacip kılmış olur.”

Bir hadisi şerifte şöyle zikredilmiştir: “Her kim Haşr Suresinin sonunu okur da, o gün veya gece ölürse, yapmış olduğu bütün günahları silinir.”

Bir Başka hadisi şerifte de şöylke zikredilmiştir: “Her kim sabah olduğunda Haşr suresinin sonundan 3 ayet okursa, Allah(‘u Teala) o kişiye akşama kadar dua ve istiğfar etmek üzere 70.000 melek görevlendirir. O gün ölürse, şehit olarak ölür. Akşamladığında bunları okuyana da aynı derece vardır.”

Bir diğer hadisi şerifte şöyledir: “Kim sabaha ulaştığında Haşr Suresinin sonundan üç ayet okur, sonra da o gün ölürse, o şehidler mührü ile mühürlenir! (Her kim) o(nu) akşama ulaştığında okur da o gece ölürse, (yine) şehidler mühürü ile mühürlenir.”

 

OKUMA TERTİBİ

Her türlü meşru hacet için 3 kere okunur.

Zihin açıklığı için okunur.

Bu sureyi okumaya devam edenler, din ve dünya işlerinde her türlü kötülüklerden güvence altında olur.

fudayl bin İyaz (Kuddise Sirruh) der ki: “Haşr suresinin son ayetini sabahladığında okuyup, aynı günde ölen kimsenin defteri, şehitler defterinin mührü ile mühürlenir. Akşamleyin aynı surenin ayetlerini okuyup o gecede ölen bir kimsenin de defteri şehitlerin defterlerini sonuçlandıran mühür ile mühürlenir.”

Maddi ve Manevi hastalıkları için şifa arayan kişi, şu ayetleri okuması ve bunları yazıp bir su dolu kabın içinde bir müddet beklettikten sonra içmesi tavsiye edilmektedir: “Fatiha Suresi, Haşr Suresinin son dört ayeti, üç kere İhlas Suresi, üç kere Felak Suresi, üç kere Nas Suresi ve arkasından (aşağıdaki resimdeki gibi) dua okunur.